ilgi alanımız

1990’lı yıllarda başlayan “küreselleşme” ile sermayenin akışkanlık talebi, ulus-devletlerin başta mülkiyet ve girişim hakkı olmak üzere “insan hakları” konusunda duyarlı olmasını öngörmüş ve o yıllarda belli bir demokratikleşme baskısının en azından görünürde dünya çapında yaygınlaşmasına yol açmıştır.  Küreselleşmenin ilk dönemi “kimlikler siyaseti” ile ifade bulurken son yıllarda yeniden “sınıfsal hareketlenmeler” başlamış, insan hakları kağıt üzerinde önem taşıyor olsa da devlet baskısı daha görünür hale gelmiş, yerel düzeyde başlayan ayaklanmalar sınır ötesine yayılmıştır.  Araştırma grubumuzun adı, bu yeni eğilimleri kavramayı amaçladığını ve küresel incelemeleri toplumsal sınıfların iktidar stratejilerini de gözeterek yürüteceğini ifade etmektedir.